Ankara Yeminli Mali Müşavirler Odası
Chamber of Sworn-in Certified Public Accountants of Ankara
Kullanıcı Adı:
Şifre:
Mevzuatlar

ANKARA YEMİNLİ MALİ MÜŞAVİRLER ODASI

MEVZUATI İZLEME VE DEĞERLENDİRME KOMİSYONU



Karar No : 28

Toplantı Tarihi : 27.03.2002



I- KONU



İndirimli orana tabi işlemlerden doğan katma değer vergisi iadesi ve mahsup taleplerinde, 85 no’lu KDV Genel Tebliği uyarınca vergi beyannamesi eklenmesi istenen belgeler ile Maliye Bakanlığı’nca belirlenen sürede iade ve mahsup haklarını kullanmayıp, daha sonraki dönemlerde düzeltme beyannamesi vermek suretiyle bu haklarını kullanan mükelleflerin düzeltme beyannamelerinin işleme konulup konulamayacağı konusunda görüş belirlenmesi.



II- YAPILAN İNCELEME VE DEĞERLENDİRMELER



A- İade ve Mahsup Taleplerinde Aranacak Belgeler



85 no’lu KDV Genel Tebliğinin A-3.maddesinde indirimli orana tabi işlemlerden doğan iadeler için 84 no’lu Tebliğin 1.1.3. bölümündeki mahsup talebinde aranılan belgeler yerine,



“- İlgili Yıldaki alış ve satış faturaları listesi,

- Yıllık iade tutarının hesaplanmasına ilişkin tablo” aranır denilmektedir.



1- Alış Faturalarının Listesi



84 no’lu KDV Genel Tebliğinde ihracattan doğan KDV iadelerinin vergi ve SSK prim borçlarına mahsuplarında ihracatın türüne göre farklı belgelerin vergi dairesine ibraz edilmesi gerektiği belirtilmiştir. Aynı Tebliğin 1.1.3.1.maddesinde ise, tutarı Vergi Usul Kanunu’nun 232.maddesinde yer alan ve ilgili yılda uygulanmakta olan haddin altında kalan mal veya hizmet alımlarının listelerde tek kalemde gösterilebileceği şeklinde açıklama yapılmıştır.



85 no’lu Tebliğde, söz konusu alış faturaları listesi konusunda bir alt sınır belirtilmediği için mükellefler bir yıla ait bütün mal ve hizmet alış faturalarının listesini vergi dairesine vermek durumunda bırakılmıştır. 85 no’lu Tebliğde 84 no’lu Tebliğin 1.1.3.1.maddesine atıfta bulunulmadığı için, örneğin 2001 yılına ait alış faturaları listesine 150.000.000.-TL’nin altında kalan faturaların da dahil edilip edilmeyeceği konusu yeterince açık değildir.



Komisyonumuzun indirimli orana tabi işlemlerden doğan KDV iade ve mahsuplarında da mükelleflerin 84 no’lu Tebliğin 1.1.3.1.maddesinde belirtilen kolaylıktan yararlandırılması, diğer bir ifade ile 2001 yılı için verilecek alış faturaları listesine 150 milyon TL’nin altında kalan faturaların dahil edilmemesi gerektiği görüşüne varmıştır.



2- Satış Faturaları Listesi



85 no’lu Tebliğin A-3.maddesinde indirimli orana tabi işlemlerden doğan mahsup ve nakit iadelerde mükelleflerden hiçbir alt sınıra bağlı olmaksızın ilgili yıldaki satış faturaları listesinin ibrazı istenmektedir.



İndirimli orana tabi işlemleri olan mükelleflerin satış faturalarının listesini çıkartmak mükellefler için önemli bir külfet getirecektir. Bazı büyük işletmelerde bu listelerin 5-10 bin sayfaya ulaşabileceği hesaplanmıştır. Bu listelerin bilgisayar ortamından elde edilmesi de geçmiş yıllarda muhasebe programlarında gerekli düzenleme yapılmadığı için imkansız bulunmaktadır.



Öte yandan, satış faturalarının listesinin istenmesinin iade ve mahsup taleplerinde vergi dairesinin bir işine yaramayacağı düşünülmektedir. Şöyle ki, mükellefler her ay itibariyle teslim ve hizmet tutarlarını KDV beyannamelerinde vergi oranları itibariyle vergi dairesine bildirmektedirler. Ayrıca, yüklenilen KDV hesap tablolarında indirimli oranlı mal ve hizmet tutarları, vergi oranları itibariyle yer almaktadır. Mükelleflerden vergi oranları itibariyle teslim ve hizmet tutarları bir tabloda ayrıca istenebilir. Vergi Dairesinin mükellefin tek tek müşterilerini bilmek istemesinin hiçbir pratik ve vergisel yararı olmadığı gibi satış faturalarının yüklenilen KDV’nin hesabı ile de hiçbir ilişkisi yoktur. Sonucunda hiçbir yarar sağlamayacak olan satış faturaları listesi bazı firmalar için aylarca sürecek bir çalışmayı gerektirecektir. Söz konusu düzenleme, yasal bir hakkın kullanılmasını zorlaştırmaya yönelik idari bir işlem olarak değerlendirilmiştir.



Belirtilen nedenlerle indirimli orana tabi işlemlerden doğan KDV İadelerinde satış faturaları listesinin istenmemesi, bunun yerine satış faturalarının aylar ve oranlar itibariyle gösterildiği bir tablonun yeterli görülmesi gerektiği görüşüne varılmıştır.



B- İade Hakkını Süresinde Kullanmayan Mükelleflerin Durumu



Bilindiği gibi 1999 yılına ait iade talepleri 74 no’lu Tebliğ ile Ağustos 2000 ayının sonuna kadar verilecek beyannamelerde (daha sonra 76 no’lu Tebliğ ile Kasım ayına kadar uzatılmıştır), 2000 yılının iade taleplerinin de Haziran 2001 ayına ait beyannamede gösterilebileceği 82 no’lu KDV Genel Tebliği ile açıklanmıştır. Belirtilen Tebliğlerde mükelleflerin belirtilen sürelerde talepte bulunmamaları halinde iade taleplerinden vazgeçmiş sayılacağı belirtilmemiştir.



85 no’lu Tebliğin A-4.maddesinde ise, “ilgili yılın Ocak-Kasım arasındaki dönemlerde verilecek beyannamelerde iade hakkını kullanmayıp yüklendiği vergileri indirim konusu yapmayı düşünen mükelleflerin daha sonra düzeltme beyannameleri ile iade talebinde bulunmaları söz konusu değildir” denilmektedir.



85 no’lu Tebliğdeki bu hüküm nedeniyle 1999 ve 2000 yıllarına ait iade talebini düzeltme beyannamesi ile 74,76 ve 82 no’lu Tebliğlerde belirtilen sürelerden sonra talep eden mükellefler zor durumda bırakılmıştır. Bazı mükelleflerin yeminli mali müşavirlik raporuyla aldığı iadelerin geri istendiği, bazı yeminli mali müşavir raporlarının işleme konulmadığı yönünde bilgiler edinilmiştir. 20 no’lu Yeminli Mali Müşavirlik Genel Tebliğinde yeminli mali müşavirlerin mükellef beyannamelerinde düzeltme yapabileceği açıkça yer almaktadır. İhracat ve diğer işlemlerden doğan iadelerde düzeltme beyannamesi kabul edildiği halde, indirimli orana tabi işlemlerden doğan iadelerde bu yasal hakkın kullandırılarak istenmemesinin nedeni anlaşılamamıştır.



Vergi hukukunda sürelerin kanunla belirlenmesi vergide kanunilik ilkesinin bir sonucudur. Türk Vergi Sisteminde kanunda yer almayan hiçbir sürenin Maliye Bakanlığınca re’sen belirlendiği bir düzenleme yoktur ve olamaz. Hukukta hak düşürücü sürelerin Kanunla belirlenmesi kesin bir kuraldır. Vergi Usul Kanunu’nun düzeltme hükümleri karşısında 85 no’lu Tebliğin A-4.maddesi, hukuki dayanaktan yoksun olmanın ötesinde, bu hükmün 1999 ve 2000 yılı iade taleplerinde de geçerli sayılması daha ağır hukuksal sorunlar doğurmuştur. (Bu konuyla ilgili geniş açıklamalarımıza 18.03.2002 tarih ve 27 no’lu komisyon kararımızda yer verilmiştir.)



Öte yandan Tebliğin A-4.maddesindeki ifade anlam itibariyle hatalıdır. Tebliğdeki “ilgili yılın Ocak-Kasım arasındaki dönemlerde verilecek beyannamelerde……” ibaresi “ilgili yılı izleyen Ocak-Kasım arasındaki dönemlerde verilecek beyannamelerde” şeklinde olmalıdır. Kanun gereği 2001 yılına ait iade tutarı ancak 2002 yılına ait KDV beyannamelerinde gösterilebilir.



Yukarıda belirtilen nedenlerle, düzeltme beyannamesi vermek suretiyle iade talep eden mükelleflerin yasal haklarını kullanmalarını zorlaştırmaya yönelik olan 85 no’lu Tebliğin A-4.maddesi hükmünün yeniden gözden geçirilmesi, 1999 ve 2000 yıllarına ait iade taleplerini Yeminli Mali Müşavirlik raporu ile almak isteyen mükelleflerin iade taleplerinin süre şartına bağlı olmaksızın kabul edilmesi, Yeminli Mali Müşavirlik Raporu olmayan iade ve mahsup taleplerinin ise genel hükümlere göre süresinden sonra verilen beyanname kabul edilerek vergi inceleme raporuyla veya teminat almak suretiyle yerine getirilmesi gerektiği görüşüne varılmıştır.



III- SONUÇ



İndirimli orana tabi işlemlerden doğan KDV iade ve mahsuplarında;



1- Alış faturaları listesine Vergi Usul Kanunu’nun 232.maddesinde yer alan ve ilgili yılda uygulanmakta olan haddin altında kalan mal veya hizmet faturalarının dahil edilmemesi ve aynı firmalardan alınan faturaların tek kalemde gösterilmesinin yeterli olması,

2- Satış faturalarının listesi yerine satış hasılatlarının aylar ve KDV oranları itibariyle gösterildiği bir tablonun istenmesinin yeterli görülmesi,

3- 85 no’lu KDV Genel Tebliğinin yayımlandığı tarihten önce 1999 ve 2000 yıllarına ait olmak üzere yeminli mali müşavirle sözleşme yapan mükelleflerin iade taleplerinin 20 no’lu SMMM ve Yeminli Mali Müşavirlik Genel Tebliği çerçevesinde kabul edilmesi, gerek daha önce yapılan iade işlemlerinin geri istenmesi gerekse işlemi devam eden iade işlemlerinin reddedilmesi şeklindeki uygulamaların ortadan kaldırılması,

4- 1999 ve 2000 yıllarına ait iade taleplerini 74,76 ve 82 no’lu Tebliğlerle belirlenen sürelerde yerine getirmeyen mükelleflerin iade taleplerinin de Kasım 2002 ayı sonuna kadar kabul edilmesi,

5- Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 29/2.maddesinde Maliye Bakanlığına verilen “usul ve esasları belirleme” yetkisinin süre tespitini kapsamadığı, vergilendirmeye ilişkin sürelerin (iade işlemleri dahil) Kanunla belirlenmesinin zorunlu olduğu, Maliye Bakanlığınca Tebliğle belirlenen süreden sonra verilecek beyannamelerin süresinden sonra düzeltme hükümlerine göre verilen beyanname olarak dikkate alınması gerektiği,



Görüş ve kanaatine varılmıştır.



Yönetim Kurulu’nun 04.04.2002 gün ve 358 no.lu kararı ile benimsenmiştir.
Ad:
Soyad:








2010 © Ankara Yeminli Mali Müşavirler Odası
Kader Sokak No:30 06700 G.O.P. / ANKARA     Tel: (0312) 467 70 01 - 467 52 11 - 467 46 88    Faks: (0312) 467 57 95
ankymmo@aymmo.org.tr