Ankara Yeminli Mali Müşavirler Odası
Chamber of Sworn-in Certified Public Accountants of Ankara
Kullanıcı Adı:
Şifre:
Mevzuatlar

ANKARA YEMİNLİ MALİ MÜŞAVİRLER ODASI

MEVZUATI İZLEME VE DEĞERLENDİRME KOMİSYONU KARARI







Karar No : 2005/55-03
Tarih : 04.04.2005


I- KONU



Bir Yeminli Mali Müşavir tarafından Oda Başkanlığı’na verilen dilekçede, tam tasdik sözleşmesi kapsamında olup, örneğin 2002 yılı vergi incelemesine alınmış olan bir mükellef için izleyen yıllar (2003 veya 2004 yılı) için VUK’nun 371.maddesine göre yeminli mali müşavir tarafından verdirilecek düzeltme beyannameleri üzerinden incelemeye başlanıldığı gerekçesiyle dönemsellik ilkesi önemsenmeksizin vergi ziyaı cezası kesildiği bu durumun mükelleflerin pişmanlıkla düzeltme beyannamesi vermekten kaçınmalarına neden olduğu görüşü ileri sürülerek, idarenin uygulamasının doğru olup olmadığı konusunda bilgi verilmesi istenmiştir.



Oda Başkanlığı konuyla ilgili olarak komisyonumuzun görüşünü talep etmiştir.


II- KONUYA İLİŞKİN MEVZUAT HÜKÜMLERİ VE YAPILAN İNCELEMELER



Bilindiği gibi Vergi Usul Kanunu’nun 371.maddesinde, “beyana dayanan vergilerde vergi ziyaı cezasını gerektiren kanuna aykırı hareketlerini ilgili makamlara kendiliğinden dilekçe ile haber veren mükelleflere kanun hükmünde yazılı koşullarda vergi ziyaı cezası kesilmez; kaçakçılık ve iştirak suçları için ceza hükmolunmaz.” denilmektedir.



Mükellef hakkında ceza kesilmemesi veya hapis cezası uygulanmamasının koşullarından birisi de VUK’nun 371.maddesinin ikinci bendinde belirtildiği üzere; haber verme dilekçesinin yetkili memurlar tarafından mükellef nezdinde herhangi bir vergi incelemesine başlandığı veya olayın takdir komisyonuna intikal ettirildiği günden evvel (kaçakçılık suçu teşkil eden fiillerin işlendiğinin tespitinden önce) verilmiş ve resmi kayıtlara geçirilmiş olması gerekmektedir.



Yasanın açık hükmüne göre, pişmanlık hükümlerinden yararlanabilmek için dilekçe tarihinden önce mükellef nezdinde herhangi bir vergi incelemesine başlanılmamış olunması gerekmektedir. Kanunda vergilendirme döneminden veya incelemenin konusundan söz edilmemiştir. İncelemeye başlanılmış olunması halinde pişmanlık hakkı kullanılamayacaktır. Ancak, uygulamada vergi inceleme görevi ilgili makam tarafından incelemenin konusu ve dönemi belirtilmek suretiyle yetkili memura yazılı olarak verilmektedir. Diğer bir ifade ile daire teftişleri hariç, vergi inceleme elemanları re’sen vergi incelemesine başlayamazlar. Bununla birlikte vergi inceleme elemanı incelemeye başladıktan sonra, gerekli görmesi halinde, mükellefin diğer hesap dönemlerinin veya konularının da incelenmesini inceleme görevini veren makamdan yazılı olarak talep edebilir.



Kural olarak mükellef nezdinde herhangi bir nedenle vergi incelemesine başlandıktan sonra inceleme döneminden önceki veya sonraki dönemlerle ilgili olarak Vergi Usul Kanunu’nun 371.maddesi uyarınca pişmanlık hükümlerinden faydalanılarak düzeltme beyannamesi verilemez. Ancak, inceleme dönemi veya konusu dışındaki olaylarla ilgili olarak pişmanlık dilekçesi verilip verilemeyeceği konusunda Komisyonumuzda iki görüş ortaya çıkmıştır.


1. Görüş



Yeminli mali müşavirlik tasdiki kapsamında bulunsun veya bulunmasın mükellef nezdinde incelemeye başlanılmış olunması halinde inceleme dönemi dışındaki dönem veya konularda mükellefin Vergi Usul Kanunu’nun 371.maddesi hükmü çerçevesinde pişmanlık hükümlerinden yararlanmasını engelleyen bir hüküm yoktur. Keza, inceleme elemanı gerekli görmedikçe, incelemeyi görevlendirme yazısında belirtilen inceleme konusu ve dönemi ile sınırlı tutmak durumundadır. İnceleme elemanı incelemenin kapsamını (dönemi ve konusunu) genişletmek amacıyla bağlı bulunduğu birim başkanlığından talepte bulunmadıkça mükellef pişmanlık hükümlerinden yararlanabilir. İncelemenin uzun yıllar alması, incelemenin konusuyla pişmanlık talebi arasında hiçbir bağın bulunmaması gibi durumlarda mükelleflerin söz konusu haktan mahrum bırakılması kabul edilemez. İnceleme devam ediyor diye incelemenin konusu ve dönemiyle ilgisi bulunmayan durumlarda mükellefin pişmanlık hükümlerinden yararlandırılmaması, bazı durumlarda devletin vergi kaybına da neden olabilir. Bu nedenle bazı incelemelerin çeşitli nedenlerle birkaç yıl sürdüğü de dikkate alındığında mükellefin pişmanlık talebinin dikkate alınmamasında, kamu yararı bulunmadığı gibi iyi niyetli mükellef mağdur edilmiş olur. Ancak, pişmanlık hükümlerinden yararlanabilmek amacıyla düzeltme beyannamesi verilip verilemeyeceği konusundaki yetki ve sorumluluk incelemeyi yürüten vergi inceleme elemanına aittir. Bu nedenle vergi dairesi pişmanlık dilekçesini kabul edip edilemeyeceği konusunda herhal ve taktirde incelemeyi yürüten inceleme elemanından görüş almak durumundadır. Vergi dairesinin bilgisi dışında kalan incelemelerde ise pişmanlık talebinin kullanılmasını engelleyen yasal bir hüküm yoktur.


2. Görüş



Vergi incelemesine başlanılmış olunması halinde hangi dönem veya konuyla ilgili olursa olsun hiçbir şekil ve şartta inceleme sonuçlanıncaya kadar mükellef pişmanlık hükümlerinden yararlandırılamaz. Vergi inceleme elemanının bu konuda yetkisi yoktur.




III- SONUÇ


Yeminli mali müşavirlik tasdiki kapsamında bulunsun veya bulunmasın mükellef nezdinde incelemeye başlanılmış olunması halinde, inceleme dönemi dışındaki dönem veya konularda mükellefin Vergi Usul Kanunu’nun 371.maddesi hükmü çerçevesinde pişmanlık hükümlerinden yararlanmak amacıyla düzeltme beyannamesi verip veremeyeceği konusundaki yetki ve sorumluluğun vergi inceleme elemanına ait olduğu şeklindeki birinci görüş Komisyonumuzca oy çokluğu ile kabul edilmiştir. İkinci görüş sahibi Sayın İrfan Ermin ve Sayın Erdal Sönmez bu görüşe katılmamışlardır
Ad:
Soyad:








2010 © Ankara Yeminli Mali Müşavirler Odası
Kader Sokak No:30 06700 G.O.P. / ANKARA     Tel: (0312) 467 70 01 - 467 52 11 - 467 46 88    Faks: (0312) 467 57 95
ankymmo@aymmo.org.tr