Ankara Yeminli Mali Müşavirler Odası
Chamber of Sworn-in Certified Public Accountants of Ankara
Kullanıcı Adı:
Şifre:
Mevzuatlar

ANKARA YEMİNLİ MALİ MÜŞAVİRLER ODASI MEVZUAT İZLEME KOMİSYONU KARARI



Karar No: 2006/60-1

Tarihi : 02.01.2006



I- KONU :



Yeminli Mali Müşavir Ertuğrul GÖNENÇ tarafından gönderilen 17.10.2005 tarihli yazıda; “Faaliyetinin tamamı KDV Kanunun 14. maddesi kapsamında uluslararası taşımacılık olan firma hakkında düzenlenen KDV İadesi Tasdik Raporunda ; Temmuz 2005 dönemi inceleme döneminde firmanın satın alarak akiflerine dahil ettiği ,Ulaştırma Bakanlığından C – 2 Yetki Belgesine sahip kıldığı üç adet yarı römork ve üç adet çekici için yüklenilen ATİK KDV’sinin de iade tutarına dahil edilmesi halini de kapsayan Tasdik Raporunun bu kısımına ilgili Vergi Dairesi Müdürlüğünce, sözkonusu üç adet yarı römork ve üç adet çekicinin iade talep edilen Temmuz 2005 döneminde yurtdışına çıkmadığı hususuna değinilerek bu araçların satınalınması sırasında yüklenilen KDV kısmının iade olarak alınamayacağı belirtildiğinden ,” firmanın tamamen uluslararası taşımacılıktan dolayı iade hakkı doğuran dönemde satın alıp da aynı dönemde yurtdışına çıkmayan arçlara ait yüklendiği ve aynı dönemde indirim yoluyla gideremediği ATİK KDV’ nin iade olarak alınıp alınamayacağının,Genel Tebliğ açıklamaları çerçevesinde değerlendirilmesi ” konusunda ki istemi üzerine görevlendirilen Komisyonumuz üyesi Emrullah DAMAR tarafından yapılan çalışma aşağıda belirtildiği şekilde değerlendirilerek kararlaştırılmıştır.



II – İNCELEME VE DEĞERLENDİRME :



Katma Değer Vergisi Kanununun 14.maddesinde;



“1) Transit ve Türkiye ile yabancı ülkeler arasında yapılan taşımacılık işlerinde, Bakanlar Kurulu tarafından belirlenecek taşıma işleri vergiden müstesnadır.



2) Bu istisna ikametgahı ,kanuni merkezi ve iş merkezi Türkiye’ de bulunmayan mükelleflere ,ilgili ülkeler itibariyle karşılıklı olmak şartıyla uygulanır.” denilmek suretiyle 1.fıkra hükmüyle,transit ve Türkiye ile yabancı ülkeler arasında yapılan taşımacılık işlemlerinden Bakanlar Kurulu Kararı ile belirlenecek taşıma işleri vergiden müstesna tutulmuş ,Bakanlar Kurulunun konuya ilişkin 84/8889 Sayılı Kararı 28.12.1984 tarihli R.G.’ de yayımlanmıştır.



84/8889 Sayılı B.K.K.’na göre , “ Transit ve Türkiye ile yabancı ülkeler arasında deniz,hava,kara ve demiryolu ile yapılan yük ve yolcu taşıma işleri vergiden istisna edilmiştir.” ifadesine yer verilerek istisnanın; taşıt türü ,taşınan mal çeşidi ,taşıma yapılan ülkeler bakımından hiçbir ayrım gözetilmeksizin en geniş anlamda uygulanmasının öngörüldüğü anlaşılmaktadır.



Uluslararası Taşımacılık İfadesinden Ne Anlaşılması Gerektiği:



KDV Kanununda buna ilişkin bir tanımlamaya yer verilmemiş olup, 09.01.1985 tarih ve 18630 sayılı R.G.’de yayımlanan 11 Seri No.lu KDV Genel Tebliğinde ,Türkiye ile yabancı ülkeler arasında yapılan taşımacılık işlerinde istisnanın hangi durumlarda uygulanacağı hususu aşağıdaki biçimde açıklanmıştır.



- Yabancı bir ülkeden başlayıp Türkiye ‘den geçerek yabancı bir ülkede sona eren ,başka bir anlatımla transit taşımacılık işleri,

- Yabancı bir ülkede başlayıp Türkiye’ de sona eren taşımacılık işleri,

- Türkiye’ de başlayıp yabancı bir ülkede sona eren taşımacılık işleri .

Yukarıdaki ifadelerden anlaşılacağı üzere kara taşıtları ile yapılan taşıma işlerinin istisna kapsamında değerlendirilebilmesi için taşımacılık güzergahına muhatap en az iki ülkenin mevcudiyeti şart koşulmuş olmaktadır.3065/14.maddesine ilişkin olarak Maliye Bakanlığınca yürürlüğe konulan 1,11,24,25,33,36,44,50 ve 91 Seri No.lu Genel Tebliğ açıklamaları irdelendiğinde de ortaya çıkan durum,uluslararası taşımacılık istisnasından yararlanmada taşıma güzergahında asgari iki ülkenin yer alması hususu yanında gümrüklerden giriş ve çıkış kayıtları,manifesto ,konşimento,CME,Tır Karnesi,CIM veya CIV belgeleri gibi ifadelere yer verilerek uluslararası taşımacılıkta taşımacılığın kanıtlanmasına yönelik bir veya birkaçının arandığına ve ekli belgeler arasında bulundurulması gerektiğine işaret edildiği anlaşılmaktadır.



Bu açıklama ve ifadelerden çıkan sonuç, uluslararası taşımacılık istisnasından yararlanılabilmesi için ilgili taşıt aracının sözkonusu Genel Tebliğde açıklanan anlamda bir taşımacılık faaliyetinde fiilen bulunması,aktif olarak rol alması gerektiğidir.3065/32.maddesinde 14.maddeye atıf yapılarak uluslararası taşımacılık işleri dolayısıyle KDV iadesinden yararlanılabilmesi için usul ve esasları belirleme yetkisi tanınan Maliye Bakanlığınca yayımlanan Genel Tebliğlere göre bir taşıt aracının uluslararası taşımacılık faaliyetinde fiilen bulunmaksızın KDV iadesinden yararlanması mümkün olmamaktadır.Taşıt aracı hangi dönemde uluslararası taşımacılık faaliyetinde bulunur ve hasılata katkı yapar ise ancak o dönem için KDV iadesinden yararlandırılması mümkün olabilecektir. İstanbul Defterdarlığının aşağıda özetlenen muktezasında benzer açıklamanın yer aldığı görülmektedir.



İstanbul Defterdarlığının 09.12.1993 Tarih ve 8430 Sayılı Muktezası :



“Uluslararası taşımacılığa ilişkin iade hakkı doğuran işlem bulunmayan dönemlerde iade sözkonusu değildir.Bu dönemde yüklenilen ve indirim imkanı bulunmayan KDV ,sonraki döneme devreden KDV olacaktır.



Bir sonraki dönemde iade hakkı doğuran işlemin bulunması halinde bu işlem nedeniyle yüklenilen KDV ile genel giderler ve amortismana tabi iktisadi kıymetler nedeniyle yüklenilen vergilerden yukarıda açıklanan esaslar çerçevesinde verilecek pay iade konusu yapılabilecektir.



Bu şekilde iade edilecek KDV, iade hakkı doğuran işlemlere ait bedelin o vergilendirme döneminde yürürlükte olan genel vergi oranına göre hesaplanacak miktardan fazla olamayacaktır.”



3065 Sayılı Kanunun, KDV iade hakkı doğuran diğer istisna hükümleri irdelendiğinde, ihracat ve yurtdışı hasılat ile yüklenilen KDV ilişkisinin kurulmasına özen gösterildiği anlaşılmaktadır.Örneğin; 3065/11.maddeye göre mal ihracatından doğan iade işlemleri için oluşturulmuş hüküm ve açıklamalarda ihracat konusu malın fiilen ihraç edilme şartı aranmakta olup,iade edilecek KDV’ nin hesaplanması bakımından ihraç edilen malın bünyesine giren yüklenilen KDV ksımı ile bağlantısına dikkat edildiği bilinmektedir.



Uluslararası taşımacılık faaliyeti , hizmet ihracatı niteliğinde bir işlem olarak, mal ihracatı veya diğer KDV iade hakkı doğuran benzer istisna hükümlerinden farklı düşünülemeyeceğinden dolayı taşıtın yurtdışına fiilen taşıma hizmeti vererek oluşturulacak hasılata katkı sağlamasının öngörülmüş bulunması doğal bir sonuçtur.





IV – SONUÇ :



Uluslararası taşımacılık yapmak üzere satın alınan taşıt aracı için yüklenilen ATİK KDV’ sinin iade konusu olabilmesi için taşıt aracının fiilen taşımacılık faaliyetinde bulunarak hasılata katkıda bulunması gerektiği ve KDV iadesi yapılacak dönemin fiilen taşımacılık yapılan dönemden itibaren mümkün olabileceği, sonucuna varılmıştır.

Ad:
Soyad:








2010 © Ankara Yeminli Mali Müşavirler Odası
Kader Sokak No:30 06700 G.O.P. / ANKARA     Tel: (0312) 467 70 01 - 467 52 11 - 467 46 88    Faks: (0312) 467 57 95
ankymmo@aymmo.org.tr