Ankara Yeminli Mali Müşavirler Odası
Chamber of Sworn-in Certified Public Accountants of Ankara
Kullanıcı Adı:
Şifre:
Mevzuatlar

ANKARA YEMİNLİ MALİ MÜŞAVİRLER ODASI

MEVZUAT İZLEME VE DEĞERLENDİRME KOMİSYONU KARARI







Karar Tarihi : 03.07.2006

Karar No : 2006/66-7




I- KONU



KDV Kanunu’nun 29.maddesinin 2.fıkrasında, 5035 sayılı Kanunla yapılan değişiklikle, indirimli orana tabi teslim ve hizmetin gerçekleştiği vergilendirme döneminde indirilemeyen ve tutarı Bakanlar Kurulunca tespit edilecek sınırı aşan vergi, bu mükelleflerin vergi ve sosyal sigorta prim borçları ile genel ve katma bütçeli idareler ile belediyelere olan borçlarına ya da döner sermayeli kuruluşlar ile sermayesinin %51’i veya daha fazlası kamuya ait olan veya özelleştirme kapsamında bulunan işletmelerden temin ettikleri mal ve hizmet bedellerine ilişkin borçlarına mahsuben ödeneceği, yıl içinde mahsuben iade edilemeyen verginin nakden iade edileceği, bu fıkranın uygulamasına ilişkin usul ve esasları tespit etmeye Maliye Bakanlığı’nın yetkili olduğu hükme bağlanmıştır.



Konuyla ilgili olarak Maliye Bakanlığınca internet ortamında yayımlanan 99 no’lu KDV Genel Tebliği Taslağı Komisyonumuzca incelenmiş ve inceleme sonuçları aşağıda açıklanmıştır.


II- KONUNUN İNCELENMESİ



1- Tebliğ Taslağında, indirimli orana tabi işlemler nedeniyle indirim yoluyla giderilemeyen katma değer vergisinin 2006 ve izleyen yıllarda 10.000 YTL’yi aşması halinde aşan kısmın mükellefin kendisine ait ithalde alınanlar dahil vergi borçlarına ve SSK prim borçlarına mahsup edilebileceği, mahsup edilecek tutarın vergilendirme dönemleri itibariyle 4.000 YTL’yi aşması halinde vergi inceleme veya YMM tasdik raporu karşılığında yerine getirilmesi, 4.000 YTL’yi aşmayan mahsup taleplerinin ise inceleme ve teminat aranılmaksızın yerine getirileceği, yıl içinde mahsuben iade edilemeyen kısmın izleyen yıl içinde (Ocak/Kasım aylarında) mükellefin isteğine bağlı olarak nakden veya mahsuben iade edilebileceği, izleyen yılda nakden veya mahsuben iade tutarının yine 4.000 YTL’yi aşması halinde vergi inceleme raporu veya YMM’lik tasdik raporu ibraz edilmesi gerektiği belirtilmiştir.



Komisyonumuzca mükellefin kendine ait vergi ve SSK prim borçlarına mahsupta 4.000.-YTL’lik had düşük bulunmuştur. Teminatsız ve incelemesiz had 10.000.-YTL’ye yükseltilmelidir.



2- Tebliğ Taslağında indirimli orana tabi işlemlerden tam istisna kapsamına girenler dolayısıyla (ihraç kayıtlı teslimler dahil) yüklenilen ve indirim yoluyla giderilemeyen verginin ilgili işleme ilişkin usul ve esaslar çerçevesinde iade edileceği belirtilmiştir. Örneğin indirimli orana tabi bir malın ihraç edilmesi halinde yüklenilen KDV, ihracatta KDV iadesi mevzuatı çerçevesinde iade edilecektir. Diğer bir ifade ile 99 no’lu Tebliğ indirimli orana tabi mal ve hizmetlerin yurtiçi teslimlerinden doğan ve indirim yoluyla giderilemeyen KDV’nin mahsuben veya nakden iadesini düzenlemektedir. İstisna kapsamına giren işlemler genel hükümlere göre işleme tabi tutulacaktır.



Tebliğ Taslağının “1.4.2. İhraç Amaçlı Teslimler” başlıklı bölümünde, indirimli orana tabi malların oldukları gibi ihraç edilmeleri şartıyla;



- Dış ticaret sermaye şirketlerine,

- Sektörel dış ticaret şirketlerine,

- Yarıdan fazla hissesine sahip oldukları şirketlere,

- Kendi hisselerinin yarısından fazlasına sahip olan mükelleflere,



tesliminden doğan yılı içindeki mahsup talepleri, miktarına bakılmaksızın inceleme raporu, yeminli mali müşavir tasdik raporu ve teminat aranılmadan yerine getirileceği, ihracatın ihracatı gerçekleştirecek mükelleften alınacak yazı ile tevsik edileceği belirtilmiştir.



“İhraç amaçlı teslim” kapsamındaki işlemler ihracatın yapıldığının ihracatçı firma tarafından yazılacak bir yazının ilgili vergi dairesine ibrazı ile tevsik edilmesi kabul edilemez. İhracatın yapıldığının gümrük beyannamesi ve ihracat faturası ile belgelendirilmesi gerekir. “İhraç kayıtlı teslim” dışında “ihraç amaçlı teslim” adı altında yeni bir iade ve mahsup rejimi öngörülmesi kavram ve yöntem kargaşasına yol açacaktır. KDV Kanunu’nun 11/1-c maddesi kapsamındaki ihraç kayıtlı teslimlerden doğan KDV iadesi uygulamasında herhangi bir sorun yaşanmamaktadır. Böyle bir yönteme niçin ihtiyaç duyulduğu belli değildir. Kaldı ki, bu Tebliğin konusuna istisna kapsamındaki işlemler dahil edilmemiştir. İhraç kayıtlı teslimlerden doğan KDV iadelerinin mahsubunda teminat ve vergi inceleme raporu veya YMM tasdik raporu aranılmamaktadır.



Organize şirketler (dış ticaret sermaye şirketleri veya sektörel dış ticaret şirketleri gibi) vasıtasıyla ihracat yapan mükelleflere yüklendikleri katma değer vergisini daha kolay şekilde mahsup yoluyla iade etmek isteniyorsa, bu yöntem ihraç kayıtlı teslimlerden doğan KDV iade yöntemi içinde çözümlenmelidir. Özellikle mükelleflerin kendi iştirak (bağlı ortaklık) veya ortaklarına yapılacak teslimlerin dış ticaret veya sektörel dış ticaret sermaye şirketleri ile aynı kategoride tutulması doğru değildir. Ortaklık yapısının Tebliğde aranılan sermaye oranına uyarlanması oldukça kolaydır. Böyle bir durum küçük işletmelerle büyük işletmeler arasında eşitsizlik yaratacaktır.



Ayrıca Tebliğ Taslağında, “ihraç amaçlı teslim” yapılması halinde ihracat gerçekleşmediği taktirde ihracatçı veya imalatçıya herhangi bir yaptırım öngörülmemiştir. Kanunda bulunmayan bir cezanın Tebliğ ile koyulamayacağı açık olduğundan, bu durum öngörülen yöntemin uygulanmasında önemli bir zaaf olarak değerlendirilmiştir.


III- SONUÇ



99 No’lu KDV Genel Tebliği Taslağıyla ilgili olarak aşağıdaki konularda görüş birliğine varılmıştır.



1- İndirimli orana tabi işlemlerden doğan KDV iadesi alacağının mükellefin kendisine ait vergi ve SSK prim borçlarına teminatsız ve inceleme raporsuz veya YMM tasdik raporsuz mahsubunda 4.000 YTL’lik tutar yetersiz olup bu tutarın 10.000.-YTL’ye yükseltilmesine,



2- “İhraç Amaçlı Teslim” başlığı altında öngörülen mahsuben iade yöntemi mükellefler arasında ayrımcılık yapmakta olup, mükelleflerin kendi iştirakleri veya ortaklarıyla olan teslimlerinde bu imkandan yararlandırılmasının mükellefler arası eşitlik prensibine aykırı olduğu, ayrıca, ihraç amaçlı teslimlerde ihracatın yapılıp yapılmadığının ihracatçı firma yazısı ile tevsikinin yeterli görüldüğü, ihracatın gerçekleştirilmemesi halinde ihracatçı ve/veya imalatçı firma için cezai bir koşul öngörülmediği, bu kapsamdaki mükelleflerin mahsuben iadesi gereken tutarın hesabında bazı güçlüklerle karşılaşılmasının muhtemel olduğu; bu nedenle “ihraç amaçlı teslimlerle” ilgili mahsuben iade yönteminden vazgeçilmesi gerektiği, ihracat yapan mükelleflere bazı kolaylıkla sağlanacak ise bunun ihracat ve ihraç kayıtlı teslimlerden doğan KDV iadesine ilişkin tebliğlerde yapılmasının uygun olacağı,



Görüş ve kanaatine varılmıştır.
Ad:
Soyad:








2010 © Ankara Yeminli Mali Müşavirler Odası
Kader Sokak No:30 06700 G.O.P. / ANKARA     Tel: (0312) 467 70 01 - 467 52 11 - 467 46 88    Faks: (0312) 467 57 95
ankymmo@aymmo.org.tr